Karadağ, 2025 yılında Ruslar ve Belaruslular için vize uygulamaya koyabilir. Bu karar, ülkenin vize politikasını Avrupa Birliği’nin gereklilikleriyle uyumlaştırma çabaları kapsamında tartışılıyor.
Günümüzde Ruslar ve Belaruslular, Karadağ’da 30 güne kadar vizesiz kalma hakkına sahiptir. Bu politika önemli bir турист akışını desteklemektedir: 2023 yılında ülkeyi 246 binden fazla Rus vatandaşı ziyaret etti. Ancak analistlere göre, vize uygulamasının getirilmesi bu rakamı düşürebilir.
Günümüzde Karadağ’da yaklaşık 26 bin Rus ve yaklaşık 1 bin Belaruslu yaşamaktadır; vize rejimindeki olası değişiklikler onlar için zorluklar yaratacaktır.
Vize rejiminin getirilme nedenleri
AB’ye entegrasyon süreci kapsamında Karadağ, vize politikasını Schengen standartlarıyla uyumlu hale getirmekle yükümlüdür. Bu, Rusya ve Belarus dahil olmak üzere Schengen Bölgesi’ne giriş için vize gereken ülkelerin vatandaşlarına da vize uygulanması anlamına gelir. Bu karar, göç hareketleri üzerindeki kontrolü artırmayı ve bölgedeki güvenliği güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Turist akışı ve ekonomi üzerindeki etkisi
Vize rejiminin getirilmesi, Rusya ve Belarus’tan gelen turist akışını önemli ölçüde etkileyebilir. 2023 verilerine göre Karadağ’ı ziyaret eden 246 bin Rus vatandaşı, ülkede toplam 3,7 milyon gece geçirdi; bu da kişi başına ortalama 15 güne denk geliyor.
Vizelerin yürürlüğe girmesiyle turist sayısında bir düşüş yaşanabilir; bu da turizm sektörünün gelirlerini ve genel olarak ekonomiyi etkileyebilir.
Vize alma süreci
Şu anda Rusya ve Belarus vatandaşları için vize alma prosedürünün ayrıntıları netleşmiş değil. Karadağ hükümetinin yakın zamanda ek bilgi vermesi bekleniyor. Sürecin, biyometrik verilerin sunulması, mali yeterliliğin ve seyahat amacının belgelenmesi gibi Schengen vizelerine benzer standart gereklilikleri içereceği öngörülüyor.
Gelecekteki iş birliği beklentileri
Vizelerin getirilmesine rağmen Karadağ, Rusya ve Belarus ile açık ve dostane ilişkileri sürdürmeye hazır olduğunu ifade ediyor. Olası olumsuz etkileri en aza indirmek ve ülkeler arasındaki kültürel ve ekonomik bağları korumak için diplomatik kanalların kullanılacağı bekleniyor.

